Yeni Araştırma Yapay Zekâya Yönelik Beklenmedik Değişimi Ortaya Koydu

Ağu 5, 2026 - 12:17
 0  1
Yeni Araştırma Yapay Zekâya Yönelik Beklenmedik Değişimi Ortaya Koydu

ABD’de yayımlanan yeni araştırmalar, yapay zekâ hakkındaki bilgi düzeyi yükselirken teknolojiye yönelik olumlu yaklaşımın zayıfladığını ortaya koydu. Bentley University ile Gallup tarafından gerçekleştirilen ankete göre yapay zekânın “yarardan çok zarar verdiğini” düşünen yetişkinlerin oranı bir yıl içinde yüzde 31’den yüzde 39’a yükseldi. Aynı dönemde teknolojinin “zarardan çok yarar sağladığını” düşünenlerin oranı ise yalnızca yüzde 9’da kaldı.

Araştırma Sonuçları Kamuoyundaki Algının Değiştiğini Gösterdi

Bentley University ile Gallup’un 2026 araştırması, Amerikalıların yapay zekâya yönelik bilgi seviyesinin artmasına rağmen güven duygusunun aynı hızda büyümediğini ortaya koydu. Ankete katılanların yüzde 70’i kendisini yapay zekâ konusunda “orta düzeyde” ya da “çok bilgili” olarak tanımlarken bu oran 2024’e göre 6 puan yükseldi. Araştırma, teknoloji hakkında daha fazla bilgi sahibi olmanın her zaman daha yüksek kabul anlamına gelmediğine işaret etti.

Kamuoyu araştırmaları son iki yılda üretken yapay zekâ araçlarının günlük yaşama hızla girmesine rağmen kullanıcıların veri güvenliği, içerik doğruluğu ile iş gücü üzerindeki etkiler konusunda daha fazla soru sormaya başladığını gösteriyor. OpenAI, Google, Anthropic ile Microsoft gibi şirketlerin yeni ürünlerini art arda duyurması farkındalığı artırırken toplumsal beklentileri de değiştirdi.

Politico tarafından yayımlanan ayrı bir araştırma, yapay zekâ altyapısına yönelik yaklaşımın da sertleştiğini gösterdi. Ankete katılan yetişkinlerin yüzde 41’i evlerinin yaklaşık beş kilometre yakınında yeni bir veri merkezi kurulmasına karşı çıktığını belirtirken yılın başında aynı görüşü paylaşanların oranı yüzde 28 seviyesinde bulunuyordu. Aynı araştırmada veri merkezlerine destek verenlerin oranı son altı ay içinde 13 puan geriledi.

Yapay zekâ sistemlerinin eğitilmesi ile çalıştırılması yüksek işlem gücü gerektirdiği için veri merkezlerinin elektrik tüketimi, su kullanımı ile yerel altyapıya etkisi son dönemde daha fazla tartışılıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın değerlendirmeleri de yapay zekâ kaynaklı enerji talebinin önümüzdeki yıllarda veri merkezi yatırımlarını hızlandıracağını ortaya koyuyor.

Bloomberg’e konuşan Carnegie Mellon University Tepper School of Business etik profesörü Derek Leben, yapay zekâ kullanımına yönelik değerlendirmenin artık yalnızca teknolojik tercih olmaktan çıktığını söyledi. Leben, özellikle yaratıcı sektörlerde çalışan kişilerin arkadaşlarının, aile bireylerinin ya da iş arkadaşlarının yapay zekâ kullanımına ahlaki açıdan da yaklaşmaya başladığını ifade etti.

Toplumsal tartışmanın merkezinde yalnızca üretken yapay zekâ araçları yer almıyor. Telif hakkı davaları, eğitimde kullanım biçimi, yanlış bilgi üretimi ile kişisel verilerin işlenmesi gibi başlıklar da kullanıcıların teknolojiye bakışını etkileyen unsurlar arasında bulunuyor. Avrupa Birliği’nin AI Act düzenlemesi gibi yeni yasal çerçeveler de güven temelli kullanım modelini öne çıkarıyor.

New York’ta halk sağlığı alanında çalışan Carla Milan, Bloomberg’e yaptığı açıklamada çevresindeki insanların yapay zekâyı sosyal ve çevresel etkilerini düşünmeden kullanmasından rahatsızlık duyduğunu dile getirdi. Milan, teknolojinin yalnızca pratik faydalar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunurken çevresindeki kullanım alışkanlıklarının hızla değiştiğini söyledi.

Yapay zekâ sektörü büyümesini sürdürse de kamuoyundaki güven algısı şirketlerin önündeki en önemli başlıklardan biri hâline geliyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde kullanıcıların yeni özelliklerden çok şeffaflık, veri koruma, enerji tüketimi ile hesap verebilirlik konularına odaklanacağını değerlendirirken teknoloji şirketlerinin de ürün geliştirme stratejilerini bu beklentilere göre şekillendirmesi bekleniyor.

Tepkiniz Ne?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Sevgi Sevgi 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0