Windows Kullanıcıları macOS Kullanıcılarından Yaklaşık 6 Kat Daha Fazla Kötü Amaçlı Yazılımla Karşılaşıyor

Ağu 16, 2026 - 20:34
 0  0
Windows Kullanıcıları macOS Kullanıcılarından Yaklaşık 6 Kat Daha Fazla Kötü Amaçlı Yazılımla Karşılaşıyor

Windows kullanıcıları, 2026’nın ilk yedi ayında macOS kullanıcılarına kıyasla yaklaşık altı kat daha fazla kötü amaçlı yazılım tespitiyle karşılaştı. Surfshark Antivirus verilerini inceleyen araştırma, ocak-temmuz dönemindeki 391 bin tespitin yüzde 92’sinin Windows cihazlarında gerçekleştiğini ortaya koydu. macOS kullanıcıları Surfshark’ın aktif kullanıcı tabanının yüzde 34’ünü oluşturmasına rağmen tüm tespitlerin yalnızca yüzde 8’inde yer aldı.

Windows Sistemlerinde Truva Atları Açık Ara Önde

Surfshark’ın analizinde Windows cihazları aktif kullanıcıların yüzde 66’sını oluştururken kötü amaçlı yazılım tespitlerinin yüzde 92’sini meydana getirdi. macOS cihazları ise kullanıcı tabanının yüzde 34’lük bölümünü oluşturmasına rağmen tespitlerin yüzde 8’inde kaldı. Kullanıcı oranı ile tehdit tespitleri arasındaki fark, Windows ortamının saldırganlar açısından daha yoğun hedeflenen bir platform olduğunu gösteriyor.

Windows tarafındaki tespitlerin yüzde 46’sını truva atları oluşturdu. macOS tarafında aynı tehdit kategorisinin oranı yüzde 25 seviyesinde kalırken her iki platformda da en yaygın kötü amaçlı yazılım türü truva atları oldu. Truva atları, kullanıcıların güvenilir görünen bir dosyayı veya uygulamayı çalıştırması üzerinden sisteme sızabildiği için masaüstü işletim sistemlerinde önemli bir tehdit kategorisi oluşturuyor.

Riskware kategorisi iki işletim sisteminde birbirine daha yakın sonuç verdi. Windows tespitlerinin yüzde 19’unu oluşturan riskware, macOS tarafındaki tespitlerin yüzde 17’sinde görüldü. Reklam yazılımlarının oranı ise Windows’ta yüzde 4, macOS’ta yüzde 3 olarak ölçülürken iki platform arasında bu kategoride belirgin bir fark ortaya çıkmadı.

Virüsler ile sezgisel algılama sonuçları da araştırmanın önemli kategorileri arasında yer aldı. Söz konusu tespitler Windows tarafında yüzde 9 ile üçüncü sırada bulunurken macOS tarafında yüzde 5 ile beşinci sırada yer aldı. Sonuçlar, platformlar arasındaki farkın tüm tehdit türlerinde aynı oranda oluşmadığını gösterirken özellikle truva atlarının Windows üzerindeki ağırlığı genel tabloyu belirgin biçimde etkiledi.

Kimlik avı tespitleri, iki işletim sistemi arasındaki genel tabloya farklı bir sonuç ekliyor. macOS tarafında kimlik avı, tüm tespitlerin yüzde 15’ini oluşturarak üçüncü sıraya yerleşti. Windows tarafında ise aynı kategori yüzde 3 seviyesinde kalırken altıncı sırada bulundu.

Kimlik avı saldırılarının işletim sisteminden bağımsız şekilde kullanıcı davranışını hedeflemesi, macOS cihazlarının da siber tehditlerden uzak olmadığını gösteriyor. Kullanıcıların sahte internet sitelerine yönlendirilmesi, kimlik bilgilerinin ele geçirilmesi veya zararlı bağlantılara tıklatılması gibi yöntemler doğrudan işletim sisteminin güvenlik mimarisine bağlı olmadığı için macOS kullanıcıları da bu saldırılara karşı korunmak zorunda kalıyor.

Surfshark araştırması macOS’un doğrudan daha güvenli bir işletim sistemi olduğu sonucunu ortaya koymuyor. Araştırmanın sonuçları daha çok saldırganların hangi platformları daha yoğun hedeflediğine ilişkin bir tablo sunarken kullanıcı sayısı, cihazların kullanım biçimi, saldırganların ekonomik motivasyonları ve güvenlik yazılımının tespit yöntemleri gibi faktörler sonuçların değerlendirilmesinde önem taşıyor.

Windows’un daha yüksek kötü amaçlı yazılım tespit oranına sahip olmasının nedenlerinden biri platformun geniş kullanım alanı olarak değerlendirilebilir. Daha fazla bilgisayarın aynı ekosistemde bulunması, saldırganların geliştirdiği zararlı yazılımların daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmasına olanak sağlıyor. Kurumsal bilgisayarların, oyun sistemlerinin ve bireysel cihazların Windows tabanlı olması da saldırganlar açısından daha büyük bir hedef havuzu oluşturuyor.

Windows ile macOS arasındaki fark, kullanıcıların yalnızca işletim sistemi seçimine güvenerek güvenlik seviyelerini değerlendirmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Windows cihazlarda güncel güvenlik yamalarının kurulması, güvenilir olmayan yazılımlardan kaçınılması, e-posta eklerinin kontrol edilmesi ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın kullanılması temel güvenlik önlemleri arasında yer alıyor.

Türkiye’de Windows’un kurumsal ve bireysel kullanımının yaygın olması, söz konusu tehdit dağılımını yerel kullanıcılar açısından da önemli hâle getiriyor. Şirketlerin uç nokta güvenliği politikalarını yalnızca antivirüs yazılımı kurmakla sınırlamaması gerekirken güvenlik ekiplerinin kimlik avı, bilgi hırsızlığı, truva atları ve riskware gibi farklı tehdit türlerine yönelik ayrı kontroller oluşturması gerekiyor.

macOS kullanıcılarının da benzer bir güvenlik yaklaşımını sürdürmesi gerekiyor. Surfshark verilerinde macOS tarafında kimlik avının yüzde 15 seviyesine ulaşması, Apple bilgisayarların kötü amaçlı yazılımlardan veya sosyal mühendislik saldırılarından tamamen korunmadığını gösteriyor. Apple’ın işletim sistemi için sunduğu güvenlik mekanizmaları riski azaltabilse de kullanıcı hesabının ele geçirilmesi veya kimlik bilgilerinin sahte siteler üzerinden paylaşılması gibi saldırılar platform bağımsız şekilde gerçekleşebiliyor.

Surfshark’ın ocak-temmuz 2026 dönemindeki 391 bin tespiti üzerinden yaptığı analiz, Windows’un kötü amaçlı yazılım açısından daha yoğun hedeflenen bir ekosistem olduğunu ortaya koyuyor. Ancak araştırma tek başına iki işletim sisteminin mutlak güvenlik seviyesini ölçmüyor; veriler Surfshark Antivirus kullanan cihazlardan geldiği için sonuçların tüm Windows ve macOS kullanıcılarını temsil ettiği şeklinde yorumlanmaması gerekiyor. Önümüzdeki dönemde saldırganların işletim sistemi tercihlerinden bağımsız olarak kimlik bilgileri, finansal veriler ve kurumsal erişimler üzerinde yoğunlaşması, kullanıcıların platform seçimi yerine katmanlı güvenlik yaklaşımına daha fazla önem vermesini gerektirecek.

Tepkiniz Ne?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Sevgi Sevgi 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0