Ataşehir Obezite Cerrahisi
Ataşehir’de Obezite Cerrahisi olarak hastalarımıza tüm yaşam koşullarını göz önünde bulundurarak ve bireyin isteklerini de göz arda etmeden olabilecek en uygun yöntemle tedavi etmeyi amaçlıyoruz
Ataşehir Obezite Cerrahisi
Obezite cerrahisi, diğer kilo verme yöntemlerinden fayda görülmediği durumlar da genellikle son çare olarak uygulanır. Bariatrik kelime anlamı olarak latince sağlık anlamına gelen ‘baros’ ve tıp anlamına gelen ‘iatrikos’ kelimelerinin birleşiminden oluşmaktadır. 2011 yılından bu yana tahmini 350.000 ‘dan fazla hastaya uygulanmıştır. Dünya genelin de uygulaması en hızlı şekilde yaygınlaşan ameliyat yöntemlerinden biri olmaktadır. Obezite cerrahisin de ameliyat yöntemlerine göre etkileri farklılık gösterebilmektedir.
Davranış değişikliği ile hastaları etkili bir şekilde yönetebilen kapsamlı değerlendirmeler ile ameliyat olmaya uygun
hastaları tespit eden multidisipliner ekibin etkisi gibi çok sayıda faktör sonucu oluşabilir.
Ataşehir’de Obezite Cerrahisi olarak hastalarımıza tüm yaşam koşullarını göz önünde bulundurarak ve bireyin isteklerini de göz arda etmeden olabilecek en uygun yöntemle tedavi etmeyi amaçlıyoruz. Hastalarımızın bu süreçte kendilerine güvenlerini kaybetmemeleri, çevresel faktörlere takılmamaları ve davranışsal değişikliler için psikolog desteği ile ilerlenmesi gerekmektedir. Terapilerle hastanın kendini rahatlatması, kararlılığını kaybetmemesi bizler için önemlidir. Şu unutulmamalı ki inanmak başarmanın yarısıdır. İnançlı ve kararlı bir hastada daha hızlı yol alarak ilerlemek mümkündür. Obezite cerrahisi ameliyatı olup, eski yaşam tarzına ver alışkanlıklarına dönerek ben nasılsa kilo veremedim ya da çok yavaş kilo veriyorum diyerek duruma inanmadan hareket eden bir hastada sonuç almak oldukça zordur.
Ameliyatın Etkisi
Obezite cerrahi yöntemleri kilo kaybın da 2 ana sisteme etki eder:
Sınırlama ve Malabsorpsiyonun Birleşimi; Transit bipartisyon, SADİ-S - Roux en Y Gastrik Bypass(RYGB) - biliopankreatik driversiyon(BPD) - Duodenal Switch’li BPD hem sınırlayıcı hemde malabsorptif(emilimi engelleyici) yöntemlerdir. Roux en Y Gastrik Bypass ile küçük bir mide kesesinin ağızdan alımı kısıtlanır, birlikte ince bağırsağın yeniden düzenlenmesi, boşaltım sistemi ve zayıf malabsorpsiyon(tüketilen besinlerden faydalı gıdaları yeteri kadar vücuda alamadığı durumlar) da dâhil, kilo kaybını destekleyici ek mekanizmalar sağlar. Bu tarz yöntemlerin kesin çözüm olmadığı psikoanalitik tedavi yöntemleri ile süreç desteklenmez ise tekrar kilo alma sürecine girebileceğini unutulmamalıdır.
Sınırlayıcı Yöntemler; Midenin rezervuar kapasitesini en aza indirerek kalori alımının sınırlarını yöneten bir yöntem olmaktadır. Vertikal Bantlı Gastroplasti Laparoskopi ayarlanabilir Mide Bandı (LAGB) mide katlama ameliyatı ve Sleeve Gastroplasti (tüp mide ) tamamen sınırlayıcı yöntemlerdir ve benzer anatomik şekillere sahiptir. Tüm bu yöntemler emilimi azaltıcı yöntemlere kıyasla daha basit olmasına rağmen kademeli kilo kaybı sağlanmasına olanak sağlar. Bu yöntemler de günümüzde en sık ve fazla kullanılan Sleeve Gastrektomi(tüp mide)’dir. Emilime etki etmeyen yöntemlerde asıl amaç kişiyi ideal kilosuna ve fiziki görüntüsüne kavuşturmaktır. Süreç devamlılığında bireyin psikolojik tedavi yöntemleri ile yeme bozukluğu hastalığı ve bağımlılıklarından kurtarmak hedeflenmektedir.
Ameliyat Hangi Durumlar da Kilo Verme Amacı İle Önerilir
*Vücut Kitle İndeksi ≤ 35 ise özel durumlarda cerrahi işlem yapılır,
*Vücut Kitle İndeksi 35 – 40 arasın da olup yan hastalıklara sahipse,
*Vücut Kitle İndeksi ≥ 40 ise ve iki yıldır diyet, egzersiz ve ilaçlara cevap alınamayan durumlar da.
Metabolik cerrahi ameliyatları bu yukarıda ki durumlar dışında yapılmamaktadır. Tip II.Diyabet Tedavisin de kullanılan cerrahi yöntemler de vücut kitle indeksi kullanılmamaktadır.
Vücut kitle indeksinin nasıl meydana geldiğine değinecek olursak, 200 yıl önce “Ouelet” adında bir bilim insanı tarafından bulunmuştur. Günümüz de bu sınıflama ile bazı hastalıklara karar verilmektedir. Bireyde kiloyla ilişkili hastalıklara neden olan bireyin fazlalık olan yağlarıdır. Bu nedenle kilo boy oranı morbid obez olmayan hastalar da yandaş hastalıklar var ise yağ oranı üzerinden değerlendirilmelidir. Yağ oranı üst sınırı kadın ve erkekler de yani cinsiyete göre farklılık gösterir. Kadınların %29 üstü yağ oranın da ‘Yağ Hastalığından’ bahsederken bu durum erkekler için %22 üstünde olmaktadır.
Bu durumdan yola çıkarak bireye en etkili zayıflama yöntemi önerilirken sadece kilo ve boyuna göre karar vermek hatalı bir karardır. Birey yemek yeme davranışı, yağ oranını, yaşam tarzını, ruhsal durumunu ve uzun dönemde ki beklentisini ne durumda tutarsa ameliyat olma olasılığı o kadar yüksek olur.
Obezite Cerrahisi Kimlere Yapılamaz
· Ameliyat sonrası uyum sağlayabilecek durum da olmayanlar,
· İlaç, madde ve alkol bağımlıları,
· Ameliyat riskleri olmayanlar,
· Psikiyatrik problemleri olanlar,
· Doğurganlık çağında olan ve çocuk sahibi olmayı planlayan kadınlar.
Obezite ve obezite cerrahisi çok geniş kaplamlı bir konu olmakla beraber asıl temel sebebi yanlış beslenme alışkanlığından geçmektedir. Bunların sadece % 30 -50 arasında uygulanması gerçekleşse ve bunun yanın da günlük 45’lık yürüyüşlerle bu durum desteklense, obez bireyler ve obezite cerrahisi en aza indirgenecektir. Ataşehir Obezite Cerrahisi, Obez teşhisini kişinin sadece kendi vücut kitle indeksine, bel çevresi kalınlığına bakarak karar vermesi mümkün değildir diyerek konuya yaklaşmaktadır. Vücut kitle indeksi 35 üzeri çıkan bir kişinin illaki obez olduğu anlamına gelmez. İnsan vücudunda ki yağ, kas ve su oranlarına bakılarak bunu söylemek doğru olur. Obez kelimesinin anlamına baktığımız da zaten, vücuda besinlerle alınan enerjinin, harcanan enerjiye oranı demektir. Yani birey bu enerjiyi karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve minerallerden alır. Bunların harcama oranı ya da vücutta depolanma oranları bizler için önem taşır. Hareketsiz bir yaşam sürmekteyseniz eğer ilk olarak vücut karbonhidratları yakılmaya başlanmaktadır. Enerji harcanmadığından dolayı bu yakım işlemi bir alt tabakaya geçemez ve kalan katmanlar vücutta depolanmaya başlar. Vücutta bulunan yağ, yakımı en zor enerji kaynaklarındandır. Bu sebeple yenen besinlerin, günlük içilen suyun ve harcanan enerjinin(aktivite) çok etkisi vardır. Obez olan bireyler bu durumları göz önünde tutmadıkları ve bilinçsiz yaşadıklarından dolayı böle bir tablo ile karşı karşıya kalırlar. Aslında pek çok kişi bu durumları bilinçsizce yaşamaktadır.
Tepkiniz Ne?
Beğen
0
Beğenme
0
Sevgi
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Vay
0